Yaşayan Kur’an Sünnettir 2

0
1147

YAŞAYAN KURAN SÜNNET 2

Yaşayan Kur’an Sünnettir  2

”Bismillahirrahmanirahim”
”Sübhanallahi velhamdülillahi”
“sallallâhu aleyhi ve sellem”

“İster erkek, ister kadın olsun mü’minler birbirlerinin dost ve yardımcılarıdırlar; insanlara iyiliği emredenler, onları kötülüklerden vazgeçirmeye çalışırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler, Allah’a ve Peygamberine itâat ederler. İşte bunlardır ki, Allah  onları rahmetiyle yargılayacaktır. Çünkü Allah  Aziz’dir, Hakim’dir.”
(Tevbe Sûresi 71)
“Ey îmân edenler! Allâh’a itâat edin, Peygamber’e de itâat edin ve yaptıklarınızı (amellerinizi) boşa çıkarmayın.” (Muhammed suresi 33)
“Eğer Allâh’a ve elçisine itâat ederseniz, Allah amellerinizden hiçbir şeyi eksiltmez.(Hucurat suresi 14)

Hucurat Suresi 14. ayetin tefsirinde Peygamber efendimiz “sallallâhu aleyhi ve sellem” ganimet hevesiyle müslümanlığa girmiş  bedevilere :  ‘siz iman etmediniz ve fakat İslâm’a girdiniz’ diyor.   Çünkü iman, yalnız dil ile ikrardan ibaret değil, yürekten sevgi ile güven ve inançla kesin bir şekilde tasdik olması, yaşanması gerekir. Günümüze yansıyan ölçüsü ile bu ayet ile bizlerde İslam’a girdik diyebiliriz. Ve hepimiz bunda dil ile ifade ederken hem kalben iman ile hem Peygamberimize vefa, sevgi ile itaat edip, hem de Allah Teâlâ’nın bütün kaza ve kaderinde teslimiyeti göstermeliyiz. Nitekim İbrahim (a.s.) hakkında “Rabbi ona: “İslâm ol” dediği anda, “Alemlerin Rabbine teslim oldum.” dedi. (Bakara, 2/131) buyurulması böyledir. Bunun gibi “Allah nezdinde hak din ancak İslâm’dır.” (Âl-i İmran, 3/19) âyeti ve “Beni müslüman olarak öldür.” (Yusuf 12/101) âyeti de bu manadadır. Beni rızana teslim olan kullarından eyle, demektir. Şeytanın bağlamasından güvenli kıl manasındadır. İmam-ı Azam’ın söylediği gibi İman, ikrar ve tasdiktir. İslâm Allah Teâlâ’nın emirlerine teslim olmak ve bağlanmaktır. Bundan dolayı iman ile islâm arasında lügat yönünden fark vardır. Delillere dayanan ve İslam’ın pratik yönünü oluşturan prensipleri incelediğimzde İslâm’sız iman, imansız İslâm olmaz. Bu ikisi zahir ile batın, yüz ile astar gibidir. İslama girdik ve imanı derin bir anlayışta yaşamak,  sağlam bir kale gibi savunmak, İslamın üzerinde müslümanların oluşturduğu yanlış algıları, fitneleri, riyaları ,kirleri arındırmak için Hz.Muhammed  “sallallâhu aleyhi ve sellem” efendimizi  tekrar okumalı , anlamalıyız.

“Siz gerçek mü’minler iseniz Allah’tan korkun, aranızı düzeltin, Allâh’a ve Rasûl’üne itâat edin.”(Enfâl suresi 1)
“Ey îmân edenler! Allâh’a ve Rasûlü’ne itâat edin; işittiğiniz hâlde O’ndan yüz çevirmeyin.” (Enfâl suresi 20)
Peygamber Efendimizin çağrısında hayat bulur insanlar.  Onun dâveti, varlığı  huzurun adresidir. Onun ölçütleri insanlığı  diri tutmuştur. Zira O yaşayan Kur’an sünnettir.
“Ey îmân edenler! Hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allâh’a ve Rasûlü’ne uyun.” (Enfâl suresi 24)
“Allâh’a ve Rasûlü’ne itâat edin, birbirinizle çekişmeyin.” (Enfâl suresi 46)
Müslümanlar arası güven ve emniyet, huzurlu bir toplum hayatının temel şartını şu hadisle değerlendirmeliyiz;
“Gerçek Müslüman, elinden dilinden  müslümanların emniyet ve esenlikte olup zarar görmedikleri kimsedir. Hakikî muhacir de, Allah’ın yasak ettiği şeylerden uzaklaşıp onları terk edendir.”

Bir gün ensar’dan birisi sordu :”Ey Allah’ın Rasulü! Müminlerin hangisi daha faziletlidir?” Hz. Peygamber, “Ahlaken en güzel olandır” dedi. “Peki, mü’minlerin hangisi daha akıllıdır?” deyince, Allah Rasulü, “Ölümü çok hatırlayan ve ondan sonrası için en güzel hazırlığı yapandır, işte akıllılar bunlardır” buyurdu.
“Ey îmân edenler! Allâh’ın Rasûlü’nün önüne geçmeyin. Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir.” (Hucurât suresi 1) Önüne geçmemek; söylediğimiz sözlerde, yaptığımız işlerde ve çıkardığımız hükümlerde Hz. Peygamber’e aykırı davranmamak, ona karşı saygılı olmak ve ona uyup itâat etmektir. Peygamber Efendimiz insanlar arasında Kur’ân ile hükmetmiştir. Peygamber Efendimizin hayâtı boyunca verdiği hükümlerin ilahî vahyin kontrolünde olduğunu Kur’ân bize haber vermektedir. (Nisâ  105, Şûrâ 51, Necm 3-4 )

yaptıklarımızdan haberdarım, size şah damarınızdan yakınım diyen bir Habir ve Karib olan Allah’ın emrine, bir taraftan da onun Resul’unun ölçütlerine uymayan hareketler sergilemek müminlere yakışmaz. Allah bir çok ayette kendisi ile birlikte Resul’une itaat  etmemizi söylemiş,  uydum demekle onun tâkipçisi olunmayacağını, bu iddianın büyük bir sevdâ, bu sevdânın gereklerine uymanın ve kişinin yüreğini ortaya koyması ile beyan etmiştir. Delilsiz iddia ve ispat olur mu ?  İspat için adanmak, anlamak , yaşamak gerekir O alemlere rahmeti.
Bâzı insanlar: “Allâh’a ve Peygamber’e inandık ve itâat ettik” diyorlar; ondan sonra da içlerinden bir kısmı yüz çeviriyor. Bunlar inanmış değillerdir.” (Nûr suresi 47)

“Allah ve Resûlü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık inanmış bir kadın ve erkeğe, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah’a ve Resûlü’ne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur”(Ahzâb suresi 36).

İslâm dininin gerek ibâdet, ahlâk ve gerekse sosyal hayata geçirilmesi hususunda, Efendiler efendisi alemlere rahmet Peygamberimiz  “sallallâhu aleyhi ve sellem”  O’nun sözlerinin ve uygulamalarının önemli bir yeri olduğunu gayet iyi bilen din düşmanları,  doğrudan doğruya Kur’ân’a saldıramadıkları için Hz. Peygamber’in ve O’nun sünnetinin dindeki yerini sarsmaya, hadîsler üzerinde şüphe uyandırmaya çalışmaktadırlar. İnananların bu oyuna gelmemeleri, Hz. Peygamber’in önderliğine ve O’nun sünnetinin rehberliğine sımsıkı sarılmaları gerekir. “Bize Kur ân kâfidir. Allah bize onu göndermiş ve sadece ona dayanmamızı istemiş başka bir kaynakla bizi mesul tutmamıştır” deyip bilerek veya bilmeyerek, maksatlı veya maksatsız Allah’ın Resûlü’nün sünnetini devreden çıkarmaya çalışan, O’nun dinde delil ve senet olması, rivayetleri hususunda şüphe uyandırmaya gayret eden birtakım kimseler de Hz. Peygamber’in sünneti karşısında gevşek davranmakta “sünnete uyulsa da olur uyulmasa da olur” gibi bir tavır sergilemekte ve herhangi bir konuda bir hadîs delil olarak zikredildiği zaman da dudak bükmektedirler. Kimliksiz ve ruhsuz bir  müslümanlıktan içi boş bir din anlayışından Rabbim muhafaza eylesin.  Dua ile esselam.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.